Site Loader
Osmaniye Mahallesi İsmail Erez Bulvarı Şirin Sok.Elit Ap.No.27 Kat 2 D.8 Bakırköy İst.

T.C.

YARGITAY

11. HUKUK DAİRESİ

E. 2012/3729

K. 2012/8303

T. 18.5.2012

• TENFİZ İSTEMİ ( Usulünce Kesinleşmemiş Bir Kararın Tenfizinin Mümkün Bulunmadığı Göz Önüne Alınarak Tenfiz İsteminin Reddine Karar Verilmesi Gerektiği

• KESİNLEŞMEMİŞ KARAR ( Yabancı Mahkeme Kararının Tenfizi İstemi – Usulünce Kesinleşmemiş Bir Kararın Tenfizinin Mümkün Bulunmadığı Göz Önüne Alınarak Tenfiz İsteminin Reddi Gerektiği )

• YABANCI MAHKEME KARARININ TENFİZİ ( Usulünce Kesinleşmemiş Bir Kararın Tenfizinin Mümkün Bulunmadığı Göz Önüne Alınarak Reddi Gerektiği )

2675/m.34,38

ÖZET : Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın tenfizinin mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.

DAVA : Taraflar arasında görülen davada Y. 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.12.2011 tarih ve 2011/564-2011/682 Sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.5.2012 günü hazır bulunan davacı vekili ve Av. E. İ. K. ile davalı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi İhsan Akgül. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, Almanya Hagen Asliye Mahkemesi tarafından verilen 18.7.2007 tarihli, … numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizce “davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırılık oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1- ) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- ) Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine dair olup, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de. yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.

Türkiyeyle Almanya arasında 28.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince tebligatların diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan Almanya Hagen Asliye Hukuk Mahkemesi kararının posta yoluyla davalıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, usulünce tebliğ edilmeyen kararın davalı yönünden kesinleşmiş olduğunun kabulü mümkün değildir.

O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın tenfizinin mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de, Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi sebebiyle maktu harca ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.

3- ) Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, davalı yararına BOZULMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 900.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Originally posted 2013-12-14 08:20:48.

Post Author: zeynepy

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir