Site Loader
İncirli Cad. Oral Apt. No:56 D:6 K:3 Bakırköy/ İstanbul

4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinde, geçerli bir neden bulunmadan veya sebep gösterilmeden yapılan fesihlerin geçersiz kabul edileceği kanun maddesi haline getirilmiştir.  Hizmet sözleşmesi işveren tarafından fesih edilen işçi veya üyesi bulunduğu sendika tarafından açılan davada Mahkemece, işçinin işe iadesine karar verildiğinde fesih geçersiz sayılmaktadır.   Bu durumda hizmet ilişkisi hiç bozulmamış gibi devam eder hale geldiği kabul edildiğinde işveren işçiye, geçersiz sayılan fesih dolayısıyla çalıştırılmadığı süreye ilişkin, ücretini ve öteki bütün haklarını en çok dört aylık dava süreci için ödemekle yükümlüdür

Mahkemenin verdiği feshin geçersizliğine ve işçinin işine iadesine ilişkin kararın, işçiye tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak üzere, işverenine başvurması gerekmektedir. İşe iadesi için başvuran işçiyi, işveren bir ay içinde işine başlatmalıdır. Aksi takdirde işçiye, en az dört en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemek zorundadır. Eğer işveren işçinin iş sözleşmesini sendikal faaliyet, sendika üyeliği veya sendika temsilciliği nedeniyle feshetmişse bu durumda işçinin bir yıllık ücreti tutarından az olmamak üzere tazminat ödemek zorundadır. İş K. m. 21 uyarınca, mahkeme feshin geçersizliğine karar verdiğinde işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminatı da belirlemelidir.

  1. İşçinin İşverene Başvurmaması

    İşçinin on işgünü içerisinde işverene başvurmaması halinde fesih geçerli bir feshin hüküm ve sonuçlarını doğurur. Bunun sonucu olarak da, işçi dava esnasında boşta geçen süre ile iş güvencesi tazminatından doğal olarak yararlanamaz.
    İşçinin işe başlamak üzere işverene başvurmasına karşılık, işverenin işçiyi henüz işe çağırmadan, işçinin başvurusunu geri alabilip alamayacağı üzerinde de durulmalıdır. Öğretide böyle bir işlemin yapılabileceği savunulmaktadır. Dolayısıyla, işçi başvurusunu geri alırsa, işçi hiç başvurmamış sayılarak feshin geçerli sayılabilmesi mümkün olabilir. Böylece işçi kıdem ve ihbar tazminatı alabilir.

    2. İşçinin İşverene Başvurması

    İş K.m.21/5’e göre, “İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde” işe başlamak üzere işverene başvurmak zorundadır.

    Mahkemenin verdiği feshin geçersizliğine ve işçinin işine iadesine ilişkin kesinleşmiş kararın, işçiye tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak üzere, işverenine başvurması gerekmektedir. Bu süre hak düşücüdür. İşe başvuru konusunda şekil şartı bulunmamaktadır.

İşçinin süresi içerisinde başvuruyu yapmaması, feshin geçerli hale gelmesine yol açar. Kanunla belirlenmiş olan on günlük süre kesin süredir ve taraflara yada hakime bağlı bir süre değildir. Bu nedenle belirlenen süre içinde yerine getirilmesi gerekir. Bu başvurunun Noter aracılığıyla yapılması işlemin ispatı yönünden yararlı olacaktır. İşveren işe başlatma kararını aynı yolla bizzat işçiye veya vekiline tebliğ ettirmelidir.

Kanunun aradığı, burada on işgünü içerisinde işverene ulaşan başvurudur. Yoksa başvuru işleminin başlatılması, sözkonusu yükümlülüğün yerine getirildiği anlamına gelmez.

İşverenin işe başlatma yükümlülüğü, dürüstlük kuralı çerçevesinde davacıyı eski işinde işe başlatmaktır. Yoksa iş güvencesi hükümlerinin arkasını dolanır bir biçimde işçinin iş güvencesi hükümleri kapsamından çıkarılması değildir.

İşverenin işe başlatma yükümlülüğü herhangi bir şarta da bağlanamaz. İşçiye yönelik olarak ödenen kıdem ve ihbar tazminatının iade edilmesi ile birlikte işe başlatılacağı yolundaki bir çağrının, hukuken uygun bir çağrı sayılmayacağı belirtilmiştir.

a- Boşta Geçen Süreye İlişkin Olarak Ücret ve Diğer Haklar

İş K.m.21/3’e göre, “Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir”

Boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklar, işçinin işe başlama başvurusundan sonra, işe başlatılmaması, yada işe başlama başvurusunun kabulü ile işe başlaması durumunda sözkonusu olur.

Ücretin giydirilmiş ücret alacağı;

İş hukukunda ücret ifadesinin geçtiği yerde asıl olan bunun çıplak (dar anlamda) ücret olduğudur. Ancak maddede “diğer hakları” ifadesinin, giydirilmiş ücreti anlattığı, öğretide kabul edilmektedir. Bu durumda ücrete ek işçinin diğer ücretleri (ikramiye, yol, yemek, bayram harçlığı, çocuk yardımı vs) dahil edilmelidir. Yargıtay da buradaki ücretin giydirilmiş ücret olduğu görüşündedir.

Dört aylık ücretin davanın uzaması halinde hangi tarihteki ücret olması gerektiği de önemlidir.  Bir görüşe göre, işçinin işverene başvurduğu tarih dikkate alınarak işçinin ücreti belirlenmelidir. Bununla birlikte Kanunda açıkça çalıştırılmadığı süre ibaresi bulunduğu için, işçinin çalıştırılmadığı süreden sonraki 4 ay sonrasındaki ücreti dikkate alınarak ücrete karar vermek gerekir. Yargıtay’da bu görüştedir.

Kıdem Tazminatına etkisi:
İşçinin on iş günü içerisinde işverene başvurması ile birlikte, fesih hiç yapılmamış iş ilişkisinin kesintisiz devam ettiği sayılır. Bunun sonucu olarak da, işçinin boşta geçen süreye ilişkin hakları da ödenmelidir. Bu hakların ödenmesi Kanunun açık hükmü gereği, en fazla dört ayla sınırlıdır. Dolayısıyla bu dört aylık sürenin aynı zamanda kıdeme bağlı haklar açısından da dikkate alınması gerekir. Kıdeme bağlı haklardan, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin gibi, işyerinde kıdem esası dikkate alınarak sözkonusu olan haklar anlaşılmalıdır.

Yargıtay Kıdem tazminatı hesaplanırken, tüm boşta geçen sürenin değil sadece 4 ay boşta geçen sürenin kıdem süresine eklenmesini kabul etmektedir.[24]

İşe başlatılması durumunda önceden ödenen Kıdem ve İhbar tazminatının akibeti:

İş K.m.21/4’e göre, “İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı, yukarıdaki fıkra hükümlerine göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir”.
İşverenin işçiyi işine başlatması durumunda, geçersiz nedenle feshedilen sözleşme sonrası işçiye kıdem ve ihbar tazminatı ödenmiş ise bunların iadesi gerekir. Mahkeme kararı ile fesih hiç yapılmamış sayılır.

Originally posted 2014-10-23 16:07:55.

Post Author: zeynepy

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir