Site Loader
İncirli Cad. Oral Apt. No:56 D:6 K:3 Bakırköy/ İstanbul

İNTERNET YOLUYLA İŞLENEN HAKARET SUÇU

Hakaret suçunun işlenebilmesi için, 125. maddede belirtilen maddi unsurların gerçekleştirilmesi gerekir. 125. madde, ‘Bir kimseye onur,şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da yakıştırmalarda bulunmak veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran……. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için, fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir’ şeklinde düzenlenmiştir. Hakaret suçunda maddi unsuru incelerken ikili bir ayrım yapmak gerekir.

Birincisi, somut bir fiil,ikincisi sövmedir.

Somut bir fiilden anlaşılması gereken, maddi bir olaydır. Yani, dış dünyadan algılanabilen, dış dünyada bazı değişikler yaratabilen fiili bir durumdur. Bu nedenle sövme,somut fiil veya olgu isnadında,yer ve zaman gösterilmesi gerekir.Somut bir fiiin mutlaka suç olması veya gerçek olması gerekmez.İsnatta bulunulan durumun suç olması, hakaret suçunun varlığına engel olmamalıdır. Bir kişiye isnat edilen somut bir fiil veya olgunun geçmişte işlenmiş veya halen yapılmakta olan bir duruma ilişkin olması gerekir.

Hakaret suçunda korunmak istenen hukuki yarar, mağdurun toplum içindeki, onur, şeref ve saygınlığı olunca, bu tür bir isnat, hukuki yarara zarar verebilecek niteliktedir. Hakaret suçu, 5237 sayılı kanunun 765 sayılı kanundan farklı bir düzenlemesi olarak, sövme şeklinde de işlenebilir. Sövme; kişiye onu rencide edebilecek sıfatlar atfedilmesidir

Hakaret suçunda, hukuka aykırılığı kaldıran neden olarak, tahkir edici fiilin muhatabı kişinin rızasının bulunması, fiili suç olmaktan çıkarır. Rızanın bir hukuka aykırılığı ortadan kaldıran neden olabilmesi için, bir takım koşulları içermesi gerekir. İlk önce, rıza açıklamasının, tahkir edici fiilin işlenmesinden önce veya en geç fiilin işlendiği
zamanda bulunması gerekir. Rıza, tahkir edici fiilin işlenmesinden sonra açıklanırsa, fiil hukuka uygunluktan yararlanmaz

Hakaret suçu, genel anlamda, şekli bir suç olduğu için, tahkir teşkil eden fiil gerçekleştirildiği anda gerçekleşir. Yani, hakaret suçunda,genel anlamda, fiil ile netice birleşiktir. Ancak bazen, tahkir teşkil eden eylemler bölünebildiği zaman, hakaret suçu teşebbüse uygun olmaktadır.

Örneğin, posta yoluyla yapılan hakaret suçunda, hakaret niteliği taşıyan mektup, postacının yanlışlıkla çöp kutusuna atmasından dolayı, muhataba ulaşmaması halinde, suç teşebbüs aşamasında kalmış olur.

Posta, telgraf ve ilerde inceleyeceğimiz internet gibi, hareket ile
neticenin zamanlara ya da kısımlarının zamanlara ya da kısımlara bölünebildiği durumlarda, suç, tahkir teşkil eden fiilin veya her hangi bir iletinin mağdur
tarafından öğrenilmesiyle tamamlanır.

Hakaret suçu, huzurda ve gıyapta olmak üzere iki şekilde işlenebilir. Hakaret suçunun huzurda işlenmesi, tahkir teşkil eden fiillerin hiçbir aracı olmaksızın doğrudan doğruya mağdura yöneltilmesi ile olur. Ancak, bu suçun huzurda işlenmesi sadece bu durumla sınırlı
değildir. Nitekim, TCK’nın 125. maddenin 2. fıkrasında, ‘..Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle ilenmesi halinde..’huzurda işlenmiş sayılacağı düzenlenmiştir. İnternet; iletişim aracı; ses, yazı ve görüntüyü de içerebilen çok yönlü iletişim aracı olmasından dolayı, internet yoluyla yağılan hakaret suçu, huzurda yapılmış sayılacaktır.

İnternet üzerinden işlenen suçlara ilişkin yeni bir düzenleme olmadığı için, genel esasları Ceza Kanunu’nda belirtilen hakaret suçuna ilişkin esaslar buraya uyduğu ölçüde uygulanmalıdır.

‘Basılmış eserler yoluyla işlenen suç yayım anında oluşur. Süreli yayınlar ve süresiz yayınlar yoluyla işlenen suçlardan eser sahibi sorumludur. Süreli yayınlarda eser sahibinin belli olmaması veya yayım sırasında ceza ehliyetine sahip bulunmaması ya da yurt dışında bulunması nedeniyle Türkiye’de
yargılanamaması veya verilecek cezanın eser sahibinin diğer bir suçtan dolayı kesin hükümle mahkûm olduğu cezaya etki etmemesi hallerinde, sorumlu müdür ve yayın yönetmeni, genel yayın yönetmeni, editör, basın danışmanı gibi sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili sorumlu olur. Ancak bu eserin
sorumlu müdürün ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkilinin karşı çıkmasına rağmen yayımlanması halinde, bundan doğan sorumluluk yayımlatana aittir’ şeklinde düzenlenmiştir.

Görüldüğü gibi, süreli yayınlar yoluyla işlenen suçlarda ilk sorumluluk,eser sahibinin olacaktır. Eser sahibini kanunda belirtilen nedenlerle sorumlu tutma imkanını olmadığı zamanlarda, cezai sorumluluk,sorumlu müdür ve yayın yönetmeni, genel yayın yönetmeni, editör,basın danışmanı gibi sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili kişiye aittir.

En büyük güçlük ,suçun failinin ve zamanının belirlenmesindedir.Suç, yurt içinde veya yurt dışında işlenmişse yetkili mahkemenin belirlenmesi, 12. maddenin 5.fıkrasına göre belirlenecektir. Anılan maddeye göre, görsel veya işitsel yayın, mağdurun yerleşim yerinde ve oturduğu yerde işitilmişse veya görülmüşse o yer mahkemesi de yetkilidir.

Suç, hakaret niteliği taşıyan fiilin algılandığı veya öğrenildiği anda işlenmiş sayılacağından, mağdurun, tahkir edici eylemi öğrendiği yerve zamanda suç işlenmiş sayılacaktır Algılanmadığı veya öğrenilmediği müddetçe suç, teşebbüs aşamasında kalmış sayılmalıdır.

Originally posted 2015-02-06 20:41:06.

Post Author: zeynepy

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir