Site icon Boşanma Avukatı

İştirak Halinde Mülkiyet

16. Hukuk Dairesi 2003/10519 E., 2003/10941 K.

İŞTİRAK HALİNDE MÜLKİYET

TEREKENİN MİRASÇILAR ARASINDA PAYLAŞILMAMASI

ÖZET”

MAHKEMECE; 31.10.1984 TARİHLİ NOTER SENEDİNE DEĞER VERİLEREK 105 SAYILI PARSEL YÖNÜNDEN M.S. PAYININ DAVACILAR ADINA TESCİLİNE KARAR VERİLMİŞSE DE; ÖNÜN TAŞINMAZDA İŞTİRAK HALİNDE (ELBİRLİĞİ ŞEKLİNDE) MALİK BULUNDUĞUNDAN; PAYLAŞIMIN VARLIĞI KANITLANAMADIĞINA GÖRE MİRAS ŞİRKETİNE DAHİL OLAN BİR GAYRİMENKULDEKİ PAYIN 3. KİŞİLERE SATILMIŞ OLMASI HUKUKÇA SONUÇ DOĞURMAZ. BU NEDENLE, MS. PAYI YÖNÜNDEN, DAVACILAR TARAFINDAN AÇILAN DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLMELİDİR. HAL BÖYLE OLUNCA; MİRAS PAYLARI İLE SINIRLI OLARAK İŞTİRAK HALİNDE MÜLKİYET ŞEKLİNDE DAVANIN ÇÖZÜMLENMESİ VE MİRASÇILAR ADINA TESCİLE KARAR VERİLMESİ GEREKİR.

“İçtihat Metni”

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:

Kadastro sırasında 118 ada 105 ve 106 parsel sayılı 5015 ve 408 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tescil ilamı ile oluşturularak varislere intikal eden tapu kayıtları nedeniyle verasette iştirak halinde davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı Erten ve arkadaşları taşınmazların ortak kök miras bırakan Mevlüt’ten geçtiği ve taksim edilmediği, davacılar Güzin ve Selçuk da 118 ada 105 nolu parselin Mustafa’dan Noter senediyle satın ve teslim almak suretiyle kendilerine intikal ettiği iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, (105 nolu parseldeki Mustafa payı satışı nedeniyle müştereken davacılar Güzin ve Selçuk’a verilmek suretiyle) taşınmazların Mevlüt varisleri adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan Fatma tarafından temyiz edilmiştir.

Çekişmeli parsellerin öncesinin tarafların kök miras bırakanı Mevlüt’e ait olduğu tartışmasızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kök miras bırakanın terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığı, mirasçılardan Mustafa tarafından eşine yapılan temlikin geçerli olup olmadığı ve bu temlike dayalı olarak oluşturulan tescil tapusuna değer verilip verilemeyeceği ve kayıt malikinin ölümünden sonra mirasçılardan biri tarafından yapılan mülkiyetin nakline ilişkin Noter senedine değer verilip verilemeyeceğine ilişkindir.

Paylaşıma dayanan taraf paylaşım olgusunu kanıtlamak zorundadır. Paylaşım olgusu davalılar tarafından kanıtlanamamıştır. Mahkemenin paylaşımı kabul etmemesi dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun bulunmaktadır. Bu nedenlerle iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olan taşınmazın şeriklerinden olan Mustafa’nın eşi Zekiye’ye yaptığı bağışa ve bu bağışa dayalı olarak Zekiye adına oluşan tapu kaydına değer verilemez. Hal böyle olunca, Fatma’nın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Mahkemece 31.10.1984 tarihli Noter senedine değer verilerek 118 ada 105 sayılı parsel yönünden Mustafa payının davacılar adına tesciline karar verilmesi doğru değildir. Mustafa taşınmaza iştirak halinde malik bulunmaktadır. Paylaşımın varlığı kanıtlanamadığına göre miras şirketine dahil olan bir gayrimenkuldeki payın üçüncü kişilere satılmış olması hukukça sonuç doğurmaz. Bu nedenle Mustafa payı yönünden davacılar Güzin ve Selçuk tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ayrıca; dava Ayşe mirasçıları yönünden miras şirketine dahil olan mirasçılarla ilgilidir. Bu durumda, miras paylarıyla sınırlı olarak davanın çözümlenmesi zorunludur. Hal böyle olunca; çekişmeli parselin 1/3 payının payları oranında ve iştirak halinde mülkiyet şeklinde Ayşe mirasçıları adına, geri kalan bölümün ise payları oranında ve iştirak halinde mülkiyet şeklinde tespit malikleri olan Mustafa mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmelidir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulüyle hükmün (BOZULMASINA), 2.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.

Originally posted 2013-06-14 12:28:33.

Exit mobile version